CUMHURİYETİMİZİN 103. YILINDA İLİM, HAFIZA VE GELECEK VİZYONU
Cumhuriyetimizin ilanının 103. yıl dönümünü, tarihimizin bize yüklediği sorumluluğun bilinci, milletimizin sarsılmaz iradesine duyduğumuz güven ve geleceğe dair güçlü umutlarımızla karşılıyoruz.
29 Ekim 1923, yalnızca bir yönetim biçiminin ilan edildiği tarih değildir. O gün, yokluklar ve imkânsızlıklar içerisinde bağımsızlığından taviz vermeyen aziz milletimizin kendi kaderine sahip çıkma kararlılığı bütün dünyaya ilan edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Millî Mücadele, milletimizin imanıyla, cesaretiyle, fedakârlığıyla ve istiklal aşkıyla tarihe yazdığı eşsiz bir diriliş destanıdır. Cumhuriyet ise bu büyük mücadelenin millet iradesiyle taçlandırılmış en kıymetli eseridir.
Bizim medeniyet anlayışımızda devlet, yalnızca idari bir teşkilatlanma değil; adaletin, hakkaniyetin, ortak sorumluluğun ve milletin huzurunu gözetmenin de ifadesidir. İnsanı merkeze alan, ilmi yücelten, istişareyi önemseyen ve emanete sadakati esas alan değerlerimiz, toplumsal hayatımızın en güçlü dayanaklarıdır. Cumhuriyetimizin temelinde yer alan millî egemenlik anlayışı da milletimizin kendi geleceği üzerinde söz sahibi olmasının tarihî bir tezahürüdür. Bu bakımdan Cumhuriyetimizi yaşatmak, yalnızca geçmişe duyulan bir vefa değil, gelecek nesillere karşı taşıdığımız büyük bir emanettir. Cumhuriyetin anlamını en derinden hisseden şehirlerden biri hiç şüphesiz Hatay’dır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük önem verdiği Hatay meselesi, milletimizin birlik ve bütünlük iradesinin tarihimizdeki en anlamlı örneklerinden biridir. Hatay’ın 1939 yılında ana vatana katılması; sabrın, diplomatik mücadelenin ve millî kararlılığın tarihî bir başarısıdır. Bu topraklarda yaşayan bizler için Cumhuriyet, yalnızca bir tarih bilgisi değil; nesilden nesile aktarılan bir aidiyet, vefa ve sorumluluk bilincidir.
Akdeniz’in kadim liman kenti İskenderun ise tarih boyunca farklı kültürlerin, inançların ve medeniyetlerin buluştuğu önemli bir merkez olmuştur. Bugün limanıyla, demir çelik sanayisiyle, enerji ve lojistik imkânlarıyla ülkemizin üretim gücüne katkı sunan şehrimiz, Cumhuriyetimizin kalkınma idealinin somut karşılıklarından birini oluşturmaktadır. Bizlere düşen görev, bu tarihî ve ekonomik birikimi bilimle, teknolojiyle ve nitelikli insan kaynağıyla daha ileriye taşımaktır. Öte yandan 6 Şubat depremlerinin yüreğimizde bıraktığı acılar hâlâ tazeliğini korumaktadır. Ancak Hatay’ın ve İskenderun’un yeniden ayağa kalkma mücadelesi, milletimizin dayanışma ruhunu ve zor zamanlarda birbirine kenetlenme iradesini bir kez daha ortaya koymuştur. İnanıyoruz ki şehirler yalnızca binalarla değil; insanıyla, hafızasıyla, kültürüyle, ilmiyle ve ortak geleceğe duyduğu inançla yeniden inşa edilir. Bu süreçte üniversitelerimize düşen sorumluluk da yalnızca bilgi üretmek değil, yaşadıkları toplumun yaralarını sarmak ve geleceğine rehberlik etmektir.
İskenderun Teknik Üniversitesi olarak bizler, bu sorumluluğun bilinciyle hareket ediyoruz. Mühendislikten denizciliğe, havacılıktan enerjiye, yapay zekâdan dijital dönüşüme kadar uzanan bilimsel çalışmalarımızı, ülkemizin kalkınma hedefleriyle ve bölgemizin ihtiyaçlarıyla buluşturmaya gayret ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir Cumhuriyet, ancak güçlü kurumlarla; güçlü kurumlar ise ilme, liyakate, ahlaka ve çalışmaya değer veren insanlarla geleceğe taşınabilir. Medeniyetimizin ilk emri olan “Oku” hitabı, bizlere bilginin yalnızca bir kazanım değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk olduğunu hatırlatmaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aklı ve bilimi esas alan yaklaşımı da eğitim kurumlarımızın geleceğe dönük sorumluluğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bizim için ilim, yalnızca akademik başarı elde etmenin değil; insanlığa faydalı olmanın, ülkemizin bağımsızlığını güçlendirmenin ve gelecek nesillere daha müreffeh bir vatan bırakmanın da yoludur.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında en büyük güvencemiz; tarihini bilen, millî ve manevi değerlerine sahip çıkan, dünyadaki gelişmeleri takip eden, düşünen, sorgulayan ve üreten gençlerimizdir. Onlara bırakacağımız en kıymetli miras, yalnızca gelişmiş bir ülke değil; adaletin, kardeşliğin, hoşgörünün ve ortak yaşama iradesinin güçlendiği bir toplum olmalıdır. Unutmamalıyız ki Cumhuriyet, yalnızca kutlanacak bir kazanım değil; her gün çalışarak, üreterek, adaleti gözeterek ve milletimize hizmet ederek yaşatacağımız ortak değerimizdir. Makamlar ve görevler geçicidir. Kalıcı olan; bu aziz millete sunulan hizmetler, yetiştirilen insanlar ve geride bırakılan hayırlı eserlerdir. Bizler de üstlendiğimiz her görevi milletimizin emaneti olarak görüyor, bu emanete layık olmayı en büyük sorumluluğumuz kabul ediyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, istiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını, vatanımız ve mukaddesatımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; kahraman gazilerimize saygılarımı sunuyorum. Rabbim milletimizin birlik ve beraberliğini daim, devletimizi güçlü, Cumhuriyetimizi payidar eylesin. Ay yıldızlı bayrağımız bu aziz vatanın semalarında ilelebet dalgalansın. Akademik ve idari personelimizin, sevgili öğrencilerimizin, kıymetli Hataylı ve İskenderunlu hemşehrilerimizin ve aziz milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı ve Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü gönülden kutluyorum.
Prof. Dr. Mehmet DURUEL
İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü